Online Giresun Platformu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beyefendiye Arz-I Hâlim!

Muhterem Cumhurbaşkanım!
Yıllar önce “yağan yağmurda birlikte ıslanmış, çamurlu yollarda birlikte yürümüş, aynı idealler uğruna birlikte mücadele etmiş, elhamdülillah bugünde aynı ideallere sahip ” bir kardeşiniz olarak;
2017 yılında söylediğiniz “Benim atadığım bütün bürokrat ve mülkî amirlerimi, seçilmelerine vesile olduğum bütün milletvekillerimi, belediye başkanlarımı, teşkilat başkanlarımı, il Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyelerimin ülkemizin ve milletimizin, bölgelerinin ve halkının, kendilerine emanet edilen bütün kurum ve kuruluların hayrına olmayan en ufak bir davranışını, sözünü, icraatını duyarsanız onları rahat eleştirebilirsiniz/eleştirmelisiniz. Hatta eleştirmezseniz sizlere hakkımı helal etmem” veciz ifadelerinizi (o tarihlerde zat-ı âlinizi ifrat seviyesinde destekleyen bir dost olarak) o talimatları şahsıma da söylenmiş bir dost tavsiyesi olarak benimsemiş ve bu tavsiyeler ışığında o tarihten sonra bir hayli yazılar kaleme almıştım.
Görülen o ki, parti teşkilat birimlerinde, kamu kurum ve kuruluşlarındaki (milletin güvenini sarsan, seçim kayıplarına zemin hazırlayan) hesabî şahısları ve icraatlarını mevzu eden dostane yazılar zat-ı âlinize sanki pek ulaşmamış/ulaştırılmamış!
Anlaşılan o ki, o yazılarda (isimleri değil) profilleri çizilen şahsiyetler hâlâ en yakınınızda bulunduğuna göre; o yazılar zat-ı âlinize ulaştığında orada olamayacağını anlayan o (kıymeti kendinden menkul) şahsiyetler o yazıları sizlere ulaştırmamışlar!
***
Muhterem Cumhurbaşkanım!
Bu yazılanlar zat-ı âlinize ulaşsa da ulaşmasa da;
– “Yaptıklarımızdan sorumlu olduğumuz gibi yapacaklarımızdan sorumlu olacağımız” inancıyla,
– “Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen” vecizesinden mülhem;
‼ Özet olarak (sizlerin de bilgisi dâhilinde olduğunu düşündüğüm) birkaç hususu tekraren (tarihe not düşme adına) hatırlatma ihtiyacı hissediyorum:
Muhterem Başkanım:
– Malum olduğu üzere, bütün siyasî partilerin zat-ı âlinizi Cumhurbaşkanı seçtirmemek için elbirliğiyle ittifak ettikleri bir dönemde, bu aziz milletimiz sizleri (%52 gibi) büyük bir teveccüh ile Cumhurbaşkanı seçmişlerdi…
– Peki, bugün, 22 yıllık uzun ve güçlü bir iktidar döneminde yapılan onca maddî yatırım ve hizmetlere, üstüne üstlük; dün sizleri Cumhurbaşkanı seçtirmemek için muhalefet safında yer alan siyasi partinin kayıtsız şartsız desteğine rağmen aziz milletimizin dünkü desteğinin çekilmesin esas sebebi (muhtemelen sizlerce de malum olduğu üzere); bürokraside ve parti teşkilat birimlerinde tensiplerinizle atanmış ve seçilmiş şahsiyetlere güvensizliktir!
Verilen sözlerin, taahhütlerin yerlerine getirmemeleri, icraatlarındaki usulsüzlükler, adaletsiz ve hukuksuz uygulamalar, adamına göre muamele ve hizmet anlayışı;
– Vatandaşın (milletvekili olsun, il-ilçe başkanı, belediye başkanı olsun) partili şahsiyetlere güvenmemesine, bizim milletimizin özünde olan saygı duymamasına, onları dinleme ihtiyacı hissetmemesine vesile olmuş; netice itibariyle onların kusurlu hareket ve icraatları da partiye, dolayısıyla da Genel Başkan sıfatıyla zat-ı âlinize fatura edilir olmuştur…
***
Muhterem Cumhurbaşkanım!
Milletin güveninin kaybolmasına sebep olan icraatlardan bazılarına da;
– Millet devlet kaynaşmasını sözde değil özde gerçekleştiren ve bu uğurda mücadele veren, bir tarihlerde sizlerin “Tayyip Erdoğan ve Başbakan için el, göz, kulak, ayak sizsiniz. Siz varsanız elimiz ayağımız gözümüz var. Kollarını sıvayıp işe girişen her idareci benim yol arkadaşımdır” dediği, pantolonun paçası çamurlu ve tozlu, eli yağlı işçinin eliyle yağlı, elbisesi boyalı işçinin elbisesiyle boyalı örnek mülkî âmirlerin, emniyet müdürlerin ve sair daire müdürlerinin taltif edilmeleri gerekirken (bazı sözde siyasetçilerin süfli emellerine hizmet etmedikleri için) pasif görevlere (kızağa!) çekilmeleri örnek gösterilebilir!
***
Muhterem Cumhurbaşkanım!
İktidarınız döneminde iktidarın imkânlarından nemalanmak adına sizlere aşırı iltifat eden;
– Ticarî, siyasî, makam mevki beklentisi olan, hesabî şahsiyetlerin (yazarçizer, hatip, akademisyen vs.) söz ve yazılarından ziyade,
– Lütfen hiçbir (dünyevî) beklentisi olmayan, hasbî (yazar, ilim ehli, kanaat önderi denilebilecek) şahsiyetlerin söz ve yazılarına, eleştiri ve tavsiyelere değer veriniz!
– Sizlerin gerçek dostu, yolunuzdaki dikenleri gül diye gösteren menfaatperest dalkavuk tipli kişiler değil, dikenleri diken diye gösteren, eksik ve yanlışları apartmandan olduğu gibi önünüze seren şahsiyetlerdir…
***
Muhterem Cumhurbaşkanım!
Tespit edebildiğimiz kadarıyla milletin güvensizliğine sebep olan uygulamalardan biri de;
– Ehliyet ve liyâkatleri ne olursa olsun (özellikle mülki amirlerin ve bakanların) uzun süre görevde olup kraldan fazla kral havasına bürünen, temsil ettikleri mülki amirlerin ve bakanların adına hareket etme cüreti gösteren özel kalem müdürü ve sekreterlerin varlığıdır! Onların nefsanî uygulamalarının temsil ettikleri makamlara fatura edildiği göz ardı edilmemelidir!
***
“İyiliğini isteyen kimse, “ yolunda şöyle bir diken var “ diyendir.
Yolunu kaybedene iyi gidiyorsun demek şiddetli bir zulümdür.” (Şeyh Sâdî Şîrazî)
Hürmet ve muhabbetlerimle…
Vesselam…
