Giresun Haberleri

Dr. Demirelli “Aile Hekimlerimizin Eylemini Destekliyorum”

Bu yazıyı paylaşın

Giresun Tabip Odası Başkanı Dr. Erhan Demirelli aile hekimlerinin iş bırakma eylemini desteklediğini açıkladı.

Demirelli yaptığı açıklamada “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile yapılan değişikliklerden biri “…Diğer kişiler için belirlenen (0,79) olan katsayı grubunda olan kişilerin son 6 ayda birime müracaat etmemesi durumunda bu katsayı yarı oranında uygulanacaktır.” şeklindedir.

Bu durum sağlıklı olup dolayısıyla “Aile Hekimine” başvurma ihtiyacı duymayan kişilerin aile hekimine gitmemesi durumunda, aile hekiminin ücret katsayısını yarı yarıya azaltılacaktır. Ve aile hekimlerinin ücreti düşecektir. Aile hekimleri bu kadar işlerinin arasında “Sağlıklı kişileri Aile Sağlığı Merkezlerine nasıl getiririz?” sorusuna cevap mı arayacaklar. Sağlıklı kişiler neden aile hekimlerine gelecekler?

“Yıl içinde aile hekimliği birimine kayıtlı kişilerin hastanelere yapmış oldukları başvuru sayılarının bir önceki yılın aynı dönemi içerisinde yaptıkları kişi başı başvuru sayısına eşit ya da düşük olması halinde tavan ücretinin %31,5’i oranında teşvik ödenir” şeklindedir.

Burada hastanelere gitmek için sevk zorunluluğu olmayan yani sistem izin verdiğinden ötürü direk olarak hastanelere başvurabilen hastalar niye hastaneye gidiyorlar da aile hekimine gelmiyorlar diye aile hekimleri cezalandırılmaktadır. Sağlık bakanımız bu yönetmelikle “gereksiz sevklerin” önüne geçmeyi amaçladıklarını söylemiştir. Fakat bu söylemin kendisi başlı başına manipülasyondur. Zira şu anda sağlık sistemimizde “Sevk Zinciri” yoktur. Hastalar aile hekimlerine görünme zorunluluğu olmaksızın 3. basamak hastaneler de dahil tüm hastanelere gidebilmektedir. Dolayısıyla aile hekimine başvurmaksızın hastanelere giden her hasta için aile hekimlerinin ücreti düşmekte, aile hekimleri kontrolü kendilerinde olmayan bu durum için cezalandırılmaktadır.

Yine bir başka madde de “Aile hekiminin akılcı ilaç kullanım oranının il oranın altında olması halinde tavan ücretin %6,3’ü oranında teşvik ödenir” şeklinde düzenlenme yapılmıştır.

Bu düzenleme ile ilde antibiyotik yazılma oranı çan eğrisi şeklinde ortalama hesabına göre hesaplanmaktadır. Yani her durumda aile hekimlerimizin bir kısmı bu ortalamanın altında kalacak ve cezalandırılacaktır. Ancak kimse antibiyotik vb. ilaçları yazmaz ise herkes ortalamanın üstüne çıkabilir ki bu olası değildir. Eğer bakanlık bu madde de gerçekten akılcı ilaç kullanımını amaçlıyor ise hesabı il ortalamasına göre değil, bilimsel veriler ile hesaplanmış belirli bir orana göre yapar ki bu oran herkes için eşit olur ve herkes bu oranı tutturabilir.

“Aile hekimliği biriminin memnuniyet oranının il oranın üzerinde olması halinde tavan ücretin %6,3’ü oranında teşvik ödenir” maddesi eklenmiştir.

Bu madde başlı başına hekimlik onurunu zedelemektedir. Hastaların hekimleri değerlendirmesi objektif kriterler dahi olsa, oldukça rencide ediciyken bir de bunu subjektif, her hastanın kendisine göre kriterlerle yapılması mesleğimizin ayaklar altına alınmasıdır. Kimi ilaç yazmadı diye hekime düşük puan verir, kimi çok ilaç yazdı diye, kimi yüzüme bakmadı diye vs. Yani yine hekimlerin elinde olmayan durumlar için yine hekimler cezalandırılmaktadır.

Bu maddelerin hepsinde de aile hekimleri cezalandırılmaktadır. Bakanlığın söylediği gibi bu maddelerin hiçbiri sağlık hizmetinin kalitesini artırmaya yönelik değil, bilakis hekimlerin motivasyonu bozarak sağlık hizmetinin kalitesini düşürecektir. Aynı zamanda hekimlerle hastaları karşı karşıya getirecek ve sağlıkta şiddet olaylarına zemin hazırlayacaktır. Yine  hekimleri bazı ortalamaları tutturmaya itecek, çeşitli ortalamalar yüzünden hekimlerin bir kısmı mecburen bu ortalamanın altında kalacak ve çalışma barışını olumsuz etkileyecektir. Sağlık Bakanlığı, önü arkası düşünülmeden hazırlanmış bu ucube yönetmeliği bir an önce durdurmalıdır. Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmet kalitesinin artırılması için gereken adımları ancak sağlık hizmetini sunan biz saha hekimlerinin fikirlerini de alarak oluşturabilir. Şunu da belirtmek isterim ki hiçbir hak arama mücadelesi kötü niyetli ya da manüpülatif değildir” dedi.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz. Anladım