Online Giresun Platformu
Alucra’da Asfalt Tartışması Değil, İmza Tartışması Var

Alucra’da gündemi meşgul eden konu bir asfalt plenti gibi görünse de, meselenin özü aslında çok daha net: Kim, hangi yetkiyle, hangi tarihte ve kimin adına imza attı? Bugün Alucra kamuoyunun cevabını aradığı soru tam olarak budur.
Süreç, 31 Temmuz 2017 tarihinde Alucra Belediye Meclisi’nin, Albayrak Grubu’na bağlı Yeşil Adamlar Atık Yönetimi A.Ş. tarafından hibe edilen sıcak asfalt tesisini kabul etmesiyle başladı. O dönemin Belediye Başkanı AK Parti’li Asım Kaymakçı idi. Hibe kararı meclisten geçti, kayıt altına alındı ve kamuoyuna açık biçimde uygulandı. Ardından 8 Eylül 2017 tarihli meclis kararıyla tesisin Mesudiye Mahallesi’ne kurulması kararlaştırıldı. Plent, 2018 yılı başında faaliyete geçti.
Sorun, 31 Mart 2019 yerel seçimleri sonrasında başladı. Belediye Başkanlığı görevini devralan MHP’li Suat Aybar döneminde, bu kez Sistem Dağıtım A.Ş. tarafından tesisin kullanım hakkının belediyeye ait olmadığı, Giresun İl Özel İdaresi ile devir protokolü yapıldığı yönünde açıklamalar geldi. Eylül 2019’da Valilik ve İl Özel İdaresi’nin tesisi belediyeden teslim almak istemesi, tartışmayı kamuoyunun gündemine taşıdı. Aybar yönetimi buna karşı çıktı ve tesisin belediye zimmetinde olduğunu açıkladı.
O günlerde de soru şuydu, bugün de aynı soru soruluyor: Belediyeye hibe edilen bir tesis, hangi hukuki gerekçeyle devredilebilir?
Aradan yıllar geçti, tartışma kapanmadı. Bu kez yeni bir kırılma noktası yaşandı. 4 Aralık 2025 tarihinde imzalandığı iddia edilen yeni bir protokol, Alucra’da ipleri yeniden gerdi. Alucra Belediye Başkanı Faruk Demirağ, asfalt plentiyle ilgili kamuoyuna bir açıklama yaptı. Ancak bu açıklamanın ardından Yeniden Refah Partisi Alucra İlçe Başkanı Mücahit Şerbetci, çok daha ağır bir iddiayı gündeme taşıdı: “Gizli protokol.”
Şerbetci’nin iddiası netti. Asfalt plentini ilgilendiren bu protokol, Belediye Meclisi’ne sunulmamış, kamuoyundan gizlenmiş ve Alucra halkı süreçten sonradan haberdar edilmişti. Bu durumun şeffaflıkla ve meclis iradesiyle bağdaşmadığını açıkça dile getirdi. Tartışmayı kişiselleştirmediğini vurgulayan Şerbetci, meselenin kişiler değil, kamu malı olduğunu söyledi.
Daha da dikkat çekici olan ise şu ayrıntıydı: 9 Ocak 2026 tarihinde, Cumhur İttifakı’nın ortağı olan Milliyetçi Hareket Partisi Alucra Belediye Meclis Grubu, söz konusu protokole karşı yazılı itiraz dilekçesini Belediye Başkanlığı’na sundu. Yani rahatsızlık yalnızca muhalefetin değil; belediye yönetiminin kendi siyasi paydaşlarının da gündemindeydi. Bu itiraz, işlemin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu kanaatiyle yapıldı.
Şerbetci ayrıca, belediye tarafından açıklanan asfalt yatırım rakamlarının gerçeği tam yansıtmadığını, yapılan çalışmaların önemli bir bölümünün Giresun Valiliği ve İl Özel İdaresi kaynaklarıyla gerçekleştirildiğini, buna rağmen yatırımların belediyenin kendi imkânlarıyla yapılmış gibi sunulduğunu iddia etti. Bu iddia, tartışmayı yalnızca “devir” meselesinden çıkarıp kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi meselesine taşıdı.
Daha da çarpıcı olan, geçmişe dair hatırlatmalardı. Asfalt plentinin önceki yıllarda da sessizce devredilmeye çalışıldığı, hatta Alucra’dan sökülerek götürülmek istendiği; bunun ancak Alucra halkının tepkisiyle engellendiği öne sürüldü. Bugün yeniden “gizli protokol” iddialarının gündeme gelmesi, geçmişte verilen bu mücadelenin yok sayıldığı şeklinde yorumlandı.
Mücadeleye dair duruş ise netti: “Biz asfalta değil, hukuksuzluğa karşıyız.”
Kimse Alucra halkını “ya hizmet ya hukuk” ikilemine mahkûm edemez. Kamu malı üzerinden hizmet anlatmak, meclisi devre dışı bırakan işlemleri meşrulaştırmaz. Hizmet de hukuk da birlikte yürümek zorundadır.
Bugün Alucra’da asfaltın kalitesi değil, imzaların meşruiyeti tartışılıyor. Cevaplanması gereken sorular hâlâ ortada duruyor:
- 4 Aralık 2025 tarihli protokol var mı?
- Varsa neden meclise getirilmedi?
- Bedelsiz ve süresiz bir devir söz konusu mu?
- Bu işlemlerin kamu yararı nerededir?
Bu sorular net biçimde cevaplanmadıkça, Alucra’da asfalt değil, güven aşınmaya devam edecektir.
