Online Giresun Platformu
Eziyet Yönetmeliği Derhal Geri Çekilmeli!

Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Performans ve Ödeme Yönetmeliği ile ilgili olarak Hekim Birliği Sendikası yurt çapında iş bırakma eylemi düzenledi. Giresun Tabip Odası Başkanı Dr. Erhan Demirel, Hekim Birliği Sendikası Giresun Temsilcisi Bülent Karadeniz ve Hekimsen Sendikası Giresun Temsilcisi Nurçin Memiş tarafından yapılan açıklamada 6-7 Kasım tarihlerinde iş bırakma eylemi yapılacağı belirtildi.
HEKİMSEN tarafından hazırlanan bildiride “Sağlık Bakanlığı, sağlık alanında her gün karşılaşılan onlarca sorunu çözmek yerine Aile Hekimliği Sistemini yok ediyor! “Performans ve Ödeme Yönetmeliği” adıyla yayınlanan, hekimler için gerçek bir “eziyet yönetmeliği” olan düzenleme ile ödemeler yüksek matematik formülleriyle hesaplanacak! Sağlık Bakanlığı’nın bu uygulamaları, sahadaki sorunlardan, hekimlerin ve hastaların beklenti ve ihtiyaçlarından habersiz olduklarını gösteriyor.
Bu ülkenin fedakârca görev yapan, her gün yüz binlerce kişiye koruyucu sağlık hizmeti ve tedavi sunan, aile sağlığı merkezlerinde aralıksız çalışan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının örgütleri olarak 5-6-7 Kasım tarihlerinde iş bırakıyoruz! Eziyet yönetmeliği henüz taslak aşamasındayken, bu düzenlemenin eksik ve hatalı yönlerini tespit ederek çözüm önerilerimizi sunmuştuk. Bununla birlikte, 19 Ekim’de Ankara Anıtpark’ta ülkenin dört bir yanından farklı sendika ve STK’ları temsilen katılan hekimlerle düzenlediğimiz mitingle taleplerimiz konusundaki kararlılığımızı ifade etmiştik. Ancak Sağlık Bakanlığı, tüm uyarı, öneri ve eleştirilerimizi göz ardı ederek 1 Kasım’da yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesini sağladı.
Yönetmelik İş İlişkilerimizi Zedelemektedir
Söz konusu eziyet yönetmeliği, hekim, vatandaş ve sağlık sistemine zarar verecek maddeler içermektedir:
- Koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik gerekli düzenlemeleri içermemektedir.
- Hastalara ve koruyucu hekimlik uygulamalarına yeterli zaman ayrılmasına fırsat vermemektedir.
- Kendi içinde taşıdığı çelişkili uygulamalar ile hekimleri hastalarla karşı karşıya getirerek şiddete zemin hazırlamaktadır.
- Belli ilaç gruplarının reçetelenmesi ve sevkleri sınırlandırarak hekim bağımsızlığına müdahale etmektedir.
- Karmaşık hesaplamalar ile ulaşılması zor, ulaşılsa bile halk sağlığı için faydasız performans kriterleri içermektedir.
- Yapılan işin kalitesine değil, sayısına değer vermektedir.
- Hekimlerin ve aile sağlığı emekçilerinin iş ve gelir güvencesini ortadan kaldırmaktadır.
- Aile sağlığı merkezlerinde mevcut ebe ve hemşire eksikliğini gidermek bir yana, artacak olan istifalarla birçok birimin geçici görevlendirmelerle hizmete devam etmek zorunda kalmasına yol açacaktır.
- Halk sağlığını, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştirmek bir yana, yaşanmakta olan sorunları daha da derinleştirecektir.
Sağlık Bakanlığı’ndan, “Performans ve Ödemenin” karmaşık hesapları ile uğraşmak yerine aşağıdaki taleplerimizi yerine getirmesini istiyoruz:
- Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbi donanımı, aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.
- Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı, hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.
- Kadrolu ve güvenceli istihdam modeli ile yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli; aşılamalar ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli ve geliştirilmelidir. Kadrosuz, güvencesiz bir şekilde çalışan emekçiler (gruplandırma elemanları) kadroya geçirilmelidir.
- Aile hekimlerine ve tüm sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.
Entegre aile hekimlerine aylık 256 saatlik çalışma yükü kabul edilemez. Entegre hastanelerde çalışan aile hekimlerine, mesaiye ek olarak ayda 96 saat nöbet zorunluluğu getirilemez! Bu insanlık dışı uygulama, hekimlerin hata yapma riskini artırarak onları hasta ile karşı karşıya getirmekte ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti körüklemektedir. Ayda 256 saat çalışan bir hekimden nasıl bir verim beklenebilir? Entegre sağlık kuruluşlarındaki aile hekimleri, bakanlığın dayattığı nöbet sistemine uymazsa, aldıkları ödemeler kademeli olarak düşürülecektir.
Yönetmelik Sağlık Hizmetlerimizi Aksatacaktır
Bu sistemde çalışan aile hekimleri, mevcut ödemelerini alabilmek için nöbet tutmak zorunda bırakılmaktadır; aksi takdirde, tutmadıkları her 8 saatlik nöbet için ödemelerinde %8 azalma yaşanacaktır. Bu şekilde, koruyucu sağlık hizmetleri başta olmak üzere hiçbir aile hekimliği hizmeti verilemez!
Gün geçtikçe artan şiddet olayları da göz önüne alındığında:
- Tek kalem maaş talebimizin karşılanmaması,
- Maaşlarımızın 5 farklı kalemde hesaplanması uygulamasının devam etmesi,
- Toplam gelirimizin yarıdan fazlasının anayasal hakkımız olan dinlenme hakkına aykırı olarak izin kullanmamız durumunda kesilmesi,
- Adaletsiz vergi oranlarının güncellenmesi taleplerimizin karşılanmaması,
- Geçici görevlendirmeler, nöbet ücretleri,
- Ek ödeme adaletsizlikleri,
- MHRS ve muayene yükü,
- Diş hekimlerinin sorunları,
- YÖK ve Sağlık Bakanlığı arasındaki farklılıklar nedeniyle üyelerimizin maddi ve manevi hakları zedelenmeye devam etmektedir.
Bu taleplerimiz yerine getirilene kadar her türlü hukuksal mücadele ve eylemliliği hayata geçirme konusunda kararlı olduğumuzu bildiriyoruz. İlk etapta 5-6-7 Kasım tarihli iş bırakma eyleminin ardından, gerektiği takdirde artan süre ve dozlarla eylemlerimize devam edeceğiz!
Tekrar açıklamak gerekirse “Eziyet yönetmeliğinin” iptali talebiyle 5-6-7 Kasım’da yapılacak iş bırakma eylemine, ülke genelinde aşağıdaki kadrolarda çalışan üyelerimiz katılacaktır” denildi.
