Giresun Haberleri

Harşit Çayı’ndaki Balık Ölümlerinde “Oksijen” İddiasına Sert Tepki…

Bu yazıyı paylaşın

Harşit Çayı’nda meydana gelen toplu balık ölümlerinin ardından yetkili kurumlarca yapılan “oksijen yetersizliği” ve “piknikçi atığı” açıklamaları, çevre savunucularının büyük tepkisini çekti. Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği (GÜDAP), yayımlanan raporların bilimsel gerçekleri çarpıttığını ve devasa maden işletmelerini korumayı amaçladığını ileri sürdü.

“Sazan En Dayanıklı Türdür, Neden Sadece Onlar Ölüyor?”

Resmi makamların “Sazanlar oksijensizliğe dayanamadı” yönündeki açıklamalarını “biyolojik bir cehalet veya kasıtlı manipülasyon” olarak nitelendiren GÜDAP, sazan balığının (Cyprinus carpio) tatlı suların en dayanıklı türü olduğuna dikkat çekti. Dernek tarafından yapılan açıklamada şu sorular soruldu:

  • Sazanlar en kirli sularda bile yaşayabilirken, onlardan çok daha hassas olan alabalık ve kefaller neden hala yaşıyor?
  • Sadece sazanların ölmesi, dip çamurunu karıştırarak beslendikleri için maruz kaldıkları “Ağır Metal Zehirlenmesi” sonucu değil midir?

“Piknikçi” Suçlaması Kurumsal Sorumluluğu Örtbas Etme Çabası mı?

Balık ölümlerinin “evsel atıklara” ve “piknikçilere” bağlanmasını sert bir dille eleştiren çevreciler, bu durumu kurumsal sorumluluğu buharlaştırma stratejisi olarak tanımladı. Açıklamada, bir maden şirketine dava açılabileceği ancak “meçhul piknikçilere” karşı yasal bir süreç işletilemeyeceği vurgulanarak, nehirdeki zehirli atık deşarjlarının üzerinin örtülmek istendiği iddia edildi.

Teknik Sorular Cevap Bekliyor

GÜDAP, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile ilgili kurumlara şu teknik soruları yöneltti:

  • Numune Hilesi mi Var? Numuneler zehirli akıntı geçip gittikten saatler sonra mı alındı?
  • Hangi Parametreler İncelendi? Sadece pH ve oksijene mi bakıldı, yoksa bölgedeki madenlerin imzası olan siyanür, sülfürik asit, kurşun ve kadmiyum taraması yapıldı mı?
  • Neden Otopsi Yapılmadı? Ölen balıklara neden “ağır metal birikimi” analizi yapılmadı? Oksijen azlığı dokuda iz bırakmazken, ağır metal somut bir kanıttır.

“Sediment Nehrin Hafızasıdır”

Maden atıklarının suyla akıp gitse de ağır metallerin nehrin dibine çöktüğünü belirten dernek yetkilileri, nehir yatağından sediment (dip çamuru) örneği alınmadan hazırlanan her raporun “katili saklamaya yönelik bir senaryo” olduğunu ifade etti. Bu tür raporların bilimsel terimlerle süslenmiş birer halkla ilişkiler (PR) çalışması olduğu savunuldu.

“Peşindeyiz!”

“Harşit Çayı sahipsiz değildir” mesajı veren GÜDAP, bağımsız üniversiteler tarafından kapsamlı analizler yapılana kadar konunun takipçisi olacaklarını duyurdu. Dernek, halkın doğasının şirketlerin kâr hırsına kurban edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz. Anladım