Online Giresun Platformu
Topal Osman Ağa’nın Hayatını Okudum Bitti!*

Son okuduğum kitabın adı; “Topal Osman Ağa’nın Hayatı ve Bibliyografyası”. Aralık ayında Giresun Kitap Fuarında almıştım.
Tarih Uzmanı, namı diğer “Çatlak Tarihçi” Murat Bıyık’ın “Yüksek Lisans Tezi” olarak kaleme alıp, “Harp Sanat Yayınları” (İstanbul, Eylül 2025) tarafından piyasaya çıkarılan bu 344 sayfalık değerli eserini bir solukta değil, deyim yerindeyse her satırının altını çizerek sindire sindire okudum.
Kitap, adından da anlaşılacağı üzere iki bölümden oluşuyor. Birinci Bölüm 183 sayfadan ibaret olup, Osman Ağa’nın hayatını konu alıyor.

Bilindiği üzere bugüne kadar bu fakirin de aralarında olduğu çok sayıda yazar ve araştırmacı tarafından Osman Ağa hakkında onlarca kitap, dergi ve binlerce yazı kaleme alındı. Bu yayınlar üç aşağı beş yukarı bildiğimizin dışında dişe dokunur yeni bilgiler içermiyordu. Murat Bıyık’ı 10 yıla yakın zamandır tanırım. Zaman zaman beni arar, karşılıklı bilgi alış verişinde bulunurduk. Daha işin başındayken, “Hocam”, “Ben bu yola baş koydum, ya başaracağım ya başaracağım” demişti. Nitekim bizi yanıltmadı, Yağlıdere’nin bu has Çepni uşağı!
Yıllarca inatla, sabırla Osman Ağa ile ilgili yeni bir şeyler bulmak için büyük çabalar sarf ederek emeğinin karşılığını sonunda bu değerli kitapla almasını bildi. Kitaptaki bilgiler içinde, kafama takılan bir sorunun cevabını da bulmuş oldum.
Neydi bu soru?
1883 doğumlu Osman Ağa, normalde 20 yaşına bastığı 1903 yılında silah altına alınması gerekirken, niye Balkan Harbi’nin çıktığı 1912 yılında 29 yaşında iken askere çağrıldı? Sağ olsun sevgili Murat Hocamız bu konuyu da tere yağdan kıl çekercesine gün ışığına çıkarmış.
Daha doğrusu, Tarih mezunu olmama rağmen, zamanla unuttuklarımın (Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür!) bazılarını hatırlamış oldum, sayesinde.
Peki, neymiş o sorunun cevabı?
O tarihlerde yürürlükte olan 1886 numaralı “Asker Alma Kanunu”na göre 20 yaşına giren her Müslüman genç sağlık muayenesinden sonra kuraya tabi tutulur, kurada çıkanlar silah altına alınırdı. Kurada adı çıkmayanların kurası ise, 26 yaşına girene kadar her yıl tekrarlanırdı. Buna rağmen yine de çıkmazsa, “redif” (yedek) birliğine kaydedilirdi.
Demek ki bu duruma göre, yedekte bekletilen Osman Ağa, 1912’de Balkan Harbi çıkınca askere çağrılmış oluyor. Ailesinin askerlikten muaf tutulması için yatırmış olduğu bedeli geri aldıramayınca da, bu defa gönüllü yazılarak harbe katılmış oluyor.
Birinci bölümde, bugüne kadar gün yüzüne çıkarılmamış başka bilgiler de var. Zamanınızı fazla almamak için, ikinci bölüme geçiyorum.
İkinci Bölüm ise, 161 sayfadan oluşmuş.
Özellikle bu bölüm bence araştırmacılar için altın değerinde. Çünkü sevgili Murat bu bölümde, önemli-önemsiz ayrımı yapmaksızın tek satırlık olanları bile atlamayarak içinde “Osman Ağa” ibaresi geçen ne kadar kitap, dergi, makale, şiir, roman vs. kaleme alınmışsa, bir kuyumcu titizliği ile işleyerek mükemmel bir kaynakça listesi hazırlamış.
Bu değerli eseri tüm kitapseverlere hararetle tavsiye ederken, Sevgili Murat hocamızı da bu geniş kapsamlı akademik çalışması nedeniyle bir kez daha yürekten kutluyor, yeni eserlere diyorum.
*Seyfullah Çiçek Tarihçi Yazar
Kitabın isteme adresi:
Harp Sanat Yayınevi
kitap@matbumedya.com
Tel: 0850 304 22 03
