Giresun Haberleri

Bektaş Yayla Yolunda Mutlu Son!

0

Yıllardır (takriben 4-5 yıldır) hiçbir siyasetçi ve bürokratın ilgilenmediği, görmediği Kulakkaya-Bektaş yayla yolunda nihayet mutlu sona gelindi…

Kulakkaya-Bektaş arası yol, Yeşil Yol Projesi kapsamında DOKAP’ın da desteğiyle Giresun İl Özel İdaresi tarafından sıcak asfaltla kaplanmış bulunuyor…

***

Daha önce eleştirdiğimiz, gündeme taşıdığımız bir eksikliğin giderilmiş olmasını takdir etmek; İnsanî ve İslâmî bir haslet olsa gerektir…

***

Ancak bugünü iyi değerlendirebilmek için geçmişi de iyi hatırlamak gerekir:

“Yazılan ve söylenilenleri sağır sultanlar duyduğu halde, bir ilin valisi, milletvekilleri, il genel meclisi üyeleri, iktidarın il-ilçe teşkilat başkanları görmüyor ve duymuyorsa; bundan böyle artık kime ne söyleyelim, derdimizi kime anlatalım?

***

Bu yolun görülmesi için “Gören Bakan” lazım dedik, Bakanlara sesimizi ulaştıran olmadı.

Bu yolun görülmesi için illâ “Cumhurbaşkanı Erdoğan mı davet edilmeli” dedik, yine duyan ve gören olmadı.

***

Bu mesele devletin güçsüzlüğü, Özel İdarenin imkânsızlığı değildir, olamaz da.

Bu mesele olsa olsa, siyasetçi ve bürokratların umursamazlığıdır, duyarsızlığıdır, (Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesiyle) hiç kimse kusura bakmasın liyakatsizliğidir!

***

Ey Sayın Cumhurbaşkanım!

Tensip ederek seçilmelerine vesile olduğunuz siyasetçilerinizi ve atadığınız bürokratlarınızı zat-ı alinize arz ediyorum!

***

Sayın Başkanım!

Mesele 4-5 km’lik bir yayla yolunun 3 yıldır ilgisizlikten yapılmamış olması değil…

Mesele, 3 yıldır böyle bir yol yapılamıyorsa sizin iktidar döneminizde acaba “daha önemli başka meselelerin ilgisizlik yüzünden sürüncemede kalmış olabilir mi” ihtimalidir!

Hizmette bir kusur görüldüğünde vatandaşın ilk muhatabı gayet tabidir ki; öncelikle o bölgenin milletvekilleri ve özellikle valisidir.

***

Sayın Başkanım!

Israrla yıllardır gerek bu fakir gerek samimi dostlarınız yazıyor ve konuşuyorlar:

“Cumhurbaşkanının yakınındakiler ülkede olup bitenleri, teşkilat içindeki sürtüşmeleri tam rapor etmiyorlar, onu yanlış yönlendiriyorlar, dolayısıyla Cumhurbaşkanı da o yanlış raporlar istikametinde konuşuyor ve kararlar alıyor. Netice itibariyle de gerek parti tabanının gerek halkın tepkisini çeken bu yanlış kararların faturası da doğrudan Cumhurbaşkanına fatura ediliyor.”

****

Sayın Başkanım!

İşte basit bir misal: Seçim bölgesinin milletvekillerinin tensibi ve teklifiyle aday olan (milletvekillerin tensibi olmadan aday olması mümkün olmayan), seçim sürecinde o milletvekilleriyle kol kola seçim çalışmalarını yürüten ve neticede seçimi kazanan bir il belediye başkanı, seçildikten sora bölge milletvekilleriyle değil de başka bölge milletvekilleriyle irtibat içinde olursa, o ilde sağlıklı hizmet verilebilmesi mümkün olabilir mi? Bunun sorumlusu kimdir Sayın Başkanım!

***

Sayın Başkanım!

Tabanda görülen;

  • Gidişatın hayra alamet olmadığı,
  • Zat-ı alinizin çok konuşup hiç dinlemediği (milletvekillerini dahi yeterince dinlemediği, milletvekillerine genel başkan olarak sizlere ulaşamadığı)
  • Başkanlık sisteminde “sözde milletvekillerinin bakanlardan daha güçlü ve etkili olacak” iddiasının, uygulamada tamamen tersi olduğu; bakanların milletvekillerinden daha güçlü ve etkili olduğu… Giresun’daki sel felaketinde bunun çok açıkça görüldüğü… Bu durumun milletvekillerinin heyecanını kırdığı…
  • İlk Cumhurbaşkanı seçiminde (bütün muhalefet partilerinin ittifakına rağmen) sizlere yüzde 52 destek veren seçmenin (bunca yapılan maddi hizmetlere rağmen) gün geçtikçe desteğini çekme sebebinin doğru okunmadığı…
  • Sizin için en büyük tehlikenin, partiden ayrılanlar değil en yakınızda bulunan ve her hareketinizi ifrat noktasında alkışlayanlar olduğu…”

(29 Ekim 2020, “Duymayan, Görmeyen, Umursamayan Siyasetçi ve Bürokrat Olur mu?” makalemiz…)

***

İmdi, ne kadar gecikmiş olursa olsun, nihayet bir eksiklik ve mağduriyet giderilmişse; emeği geçenleri ve vesile olanları tebrik etmek gerekir…

Ancak bir hizmetin gecikmesinin, geciktirilmesine vesile olan siyasetçi ve bürokratların sorumluluğu ne olacak? Bunun hesabı sorulmayacak mı?

Hizmet aşkıyla mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan, hizmetin gecikmesi hâlinde halkın mağduriyetinin sorumluluğu altında ezilen hizmet eri siyasetçi ve bürokratlarla; hizmetin gecikmesi umurunda olmayan, sorumsuz ve ehliyetsiz makam sakinleri aynı seviyede mi değerlendirilecek?

***

“Sakın insanların kötüsü ile iyisi senin yanında eşit olmasın. Zira eşitliğin böylesi iyileri iyilikten soğutur, kötülerin de fenalığa meylini devam ettirir.” (Hz. Ali)

Vesselam…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz. Anladım