Online Giresun Platformu
Pancar Çorbası…

Evde 8 çocuk, bir nene bir baba, birde anne 11 kişi var. Çok kalabalık çekirdek aile. Her yemek büyük tencere ve büyük kaplarda yapılıyor. Kışın her gün Pancar çorbası pişiyor. Anam çorbayı kazanda pişiriyor. Kazanı ise taş ocağının içinde yanan ateşe, kalemlikte asılı kalın zincirin ucundaki çengellerden birine takıyor.
Ben çocukken, pancar çorbasından pek hoşlanmıyordum. Anamın pişirip terek dibine koyduğu çorba dolu kabın içine bir kepçe ayran döküyorum. Akşama doğru çorbanın tamamı ekşiyor.
Anam ekşi çorbayı ilistirde süzüyor. Onu su ile yıkıyor. İki eliyle top top yapıp bir güzelce sıkıp, suyunu akıtıyor.
Bir tencerede soğan ve tereyağını kavurup, pembeleşince içine sıkılmış pancarları koyuyor. Karıştırıp; kavuruyor. Pırasa yaprağı ve yeşil soğan da olabilir.
İşte o yılların çocuğu ben; bu yemeği yemeye bayılıyorum. Her oturuşta en az iki kâse. . .
Eskiden yemek için alınan 4-5 kilo kemikli etten, ilk önce bir çarpara da et kavurması yapılıyordu. Bu kabın dibindeki yağlı ve yanık artıklar içine konulan pancar çorbası çok tatlı oluyor.
Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarında Karadeniz’e kar düşer. Kar altında kalan pancardan yapılan çorba, diple, yığma, haşlama, ince çorba ve de sarma çok lezzetlidir.
Pancarın ocakta kaynayan suyuna kemik suyu ilave edilirse tadı nefis olur.
Pancar çorbası ocakta pişerken içine haşlanmış kuru fasulye, yarma, süt mısırı, bulgur, pirinç, mısır unu, kepçe içinde ezilen kırmızıbiber ve iç yağı, az miktarda salça, soğan, üstüne de erimiş kızgın tereyağı ilave edilir.
Pancar çorbası sabah öğle, akşam vakitlerinde ilk çorba olarak kaynar içilir.
Zonguldak’tan Artvin’e kadar 4-5 milyon insan yazın yayla, kışın kendi bağının pancarından yaptığı pancar çorbasını severek; gerektiğinde her gün üç öğün yer.
Pancar= Kara Lahana
