Giresun Haberleri

İslam Kardeşliği-1

0

İnsan Allah’ın yarattığı en saygın varlıktır.( İsra 70, Tin 4). Hepimiz Ademoğluyuz Adem’in çocuklarıyız. Yani  aslında hepimiz Adem’in çocukları olmamız hasebiyle kardeşiz. Esasen kardeşlik iki türlüdür. İnsanlıkta kardeş olma ve dinde kardeş olma. Ya da kan bağı ile kardeş olma ve din bağı ile kardeş olama. “Müminler kardeştir” (Hucurat 10) ayeti bu kardeşliği ifade eder. İnancımıza göre “din kardeşliği” kan kardeşliğinden önce gelir. Asr-ı sadette bunun örneklerini görebiliyoruz. Mesela Bedir savaşında bir tarafta baba diğer tarafta oğlu savaşmıştır. Mekke’de doğup büyüyen hatta Hz. Peygamber’in amcası olan Ebu Leheb sahabe olamazken İranlı Selman sahabi olmuştur. Onu sahabe yapan elbette imanı olmuştur. İşte din kardeşliği böyle bir şey.

Irkçılık hastalığı dün olduğu gibi bugün de insanlığın başına beladır. Üstünlüğün soy sopta ırkta olduğunu iddia etmek Allah’a karşı saygısızlıktır. Hâlbuki Kur’an ölçüyü koyuyor. Sizin en üstün olanınız Allah’tan en çok korkanınızdır.(Hucurat 13) Bu manada İranlı olan Selman Mekkeli ve arap olan Ebu Leheb’ten, Ebu Cehil’den üstündür. Onu üstün yapan imanıdır, takvasıdır. Selman(ra), soy sopu ile övünmek isteyenlerin kendisine “ sen nerelisin, soyun sopun nereye dayanıyor diye  soranlara şu cevabı vermişti: Ben İslam’ın oğlu Selman’ım. Hz. Peygamber(sav) da, “Selman Ehl-i Beyt’tendir” buyurarak soyun sopun-ırkın değil davaya aidiyetin önemli olduğunu vurgulamıştır.

Diğer taraftan bir Müslümanın asla göz ardı etmemesi gereken diğer bir Kur’anî düstur da şudur: Farklı dilleri konuşuyor olmamız ve farklı renklerde olmamız Allah’ın ayetlerindendir(Rum 22) Bir Müslüman sırf rengi-ırkı farklı diye ya da farklı dili konuşuyor diye bir insana nasıl farklı gözle bakabilir. Bu, Allah’ın ayetine saygısızlıktır, edepsizliktir. Zaten her insan Allah’ın bir ayeti değil mi?

Üstünlük Mekke’de ya da her hangi bir yerde doğmada veya ölmede değildir. Bir yerde doğman ya da ölmen senin elinde değil. Ya da Cuma günü doğmak ölmek üstünlük değildir. Allah kimseye hangi renkte hangi ırkta yaratılmak istediğini sormadı. Bizim elimizde olmayan şeyle övünemeyiz ya da başkalarını yeremeyiz.

İşte kardeşlik ölçüsü. Kendin için neyi istiyorsan din kardeşin için de onu isteyeceksin, neyi istemiyorsan kardeşin içinde onu istemeyeceksin Bu imanın gereğidir. Konu ile ilgili Hadis “iman etmiş olmaz” diye başlıyor. Böyle olmaz ise/ birbirinize sevmezseniz hakiki manada iman etmiş olamazsınız deniliyor.

 “Haset” çok kötü bir hastalık. Ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir.  Allah’ım! Bana verdin kardeşime de ver desen ne olacak. Allah’ım! Ona da ver, ona daha fazla ver desen ne kaybedersin. Mümin “kıskanç” olmaz, olamaz. Mümin hasetçi olamaz, olmamalı. Mümin üç günden fazla küs kalamaz, kalmamalı.

Müslüman zulmetmez ve kardeşini de zalime teslim edemez. O yüzden biz tarih boyunca millet olarak mazluma kol kanat gerdik. Geçmişte olduğu gibi bugün de biz mazlumlara kol kant geriyoruz. Belki de onların dualarıyla Rabbimiz bizleri koruyor. İşte “15 Temmuz” hain darbe girişlimi belki de mazlumların dualarıyla atlatıldı.

Din kardeşliği önemlidir dedik. Kardeşinin ihtiyacını giderirsen Allah da senin bir ihtiyacını giderir. Başımıza gelen bir belayı savuşturunca verilmiş sadakamız varmış deriz. Elbette sen o sadakayı daha önce vermiştin. Kardeşinin bir dünya sıkıntısını giderirsen Allah da senin kıyamet sıkıntılarından birisini giderecektir. Kıyamet sıkıntıları çok dehşetli olacak öyle ki hesabın ağırlığı ile ta kulaklarımıza kadar ter içinde olacağız.

Kardeşinin ayıbını ve hatalarını ifşa etmek de doğru değil örtmek lazımdır. Esasen günahların ifşası doğru değil. Zira Allah ile kişi arasında kalan bir günahın topluma yayılmasıyla artık o günah normalleşmiş olur. Bugün birçok Tv kanalında canlı yayınlarla akşama kadar karı-koca aldatmaları, kimin kiminle yattığı, kimin kimi nasıl boynuzladığı anlatılıyor. Televizyon ekranlarında aileler birbirleriyle çekiştiriliyor. Reyting uğruna toplum ifsad ediliyor. “Son kalemiz aile” de böylece çöküşe doğru hızla gidiyor. İşin ilginç yanı da gerek toplumsal anlamda gerekse yetkililer anlamında kimsenin her hangi bir tepkisi yok. Varsa da duyulamayacak kadar cılızdır.   İşte din kardeşinin bir ayıbını örtersen Allah da ahirette senin bir ayıbını öretecektir. Mesela orada hesabın görülürken dünyadaki “hayat filmin” mahşer meydanında gösterime girdiğinde ne yapacaksın? Bir bakıyorsun gizli işlediğin bir günah filimde makaslanmış. Neden? Belki de dünyadayken kardeşinin bir ayıbını örttün Allah da şimdi senin bir ayıbını örttü, mahşer halkına göstermedi ve o günahı affetti. Sen öyle bir iyilik yapmışsın ki Allah onun sebebine o günahını affetmiş.

Müslüman emin kimsedir. Güvenilir insandır. Kardeşine güven vereceksin. Komşularına ve  çevrene karşı güven vereceksin, güvenilen insan olacaksın.

(Devam Edecek)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz. Anladım