Giresun Haberleri

Çatalağaç Madeninde Çevre Felaketi

0

Bu sene, çeşitli dernek, federasyon ve kişilerle birlikte kurduğumuz “Harşit Vadisi Platformu” kurucu üyelerinden Doğankentli gazeteci yazar Abdullah Öner Meral ile Harşit-TV imtiyaz sahibi Turan Kabadayı’nın gündeme getirdiği, eski adıyla ‘Şadı’ şimdiki ismiyle Çatalağaç olan köyün sınırları içerisinde madencilik faaliyetlerine başlayan bir firmanın, maden çıkartma işlemleri öncesi yaptığı saha düzenlenmesi, galeri açılması kazı-hafriyat çalışmaları sebebiyle köydeki derenin çamura bulandığı ve çevre kirliliği oluştuğu iddiaları üzerine platformun Tirebolulu üyeleri olarak; Başkan Elk Müh. Çınar Çetinkaya, Giresun İl Genel Meclis Üyesi Ömer Cebeci, Ankara Giresun Vakfı YK Üyesi Bilal Doma ve Giresun Medya Platformu Başkanı İbrahim Balcıoğlu ile birlikte detaylı bir araştırma ve gözlem yapabilmek amacıyla bölgeye gitmeye karar verdik.

Tirebolu’dan Doğankent’e kadar Harşit Çayı boyunca gördüğümüz manzara, çayın akan suyunun koyu yoğunluklu çamur haline dönüşmüş olmasıydı.

.Doğankent’e vardığımızda, merkezde bulunan Aslancık HES’e ait regülatör gölünün tamamen çamurla kaplanmış olduğunu gördük. Bu çamurun regülatör tabanına çökmesiyle HES’e su temin eden regülatörün (Su Dengeleme Havuzu) ömrünün çok az olacağı veya dip çamurunun çıkartılıp defedilme maliyetlerinin yüksek olacağı kaçınılmazdır.

CHP Doğankent İlçe Başkanı İrfan Tüfekçi ile buluşarak Keldaşı Mevkiinde bulunan maden sahası doğru yola çıktık.

Mahalli kişilerin anlatmasına göre bu bölgede tarihin her dönemlerinde madencilik yapılmış, hatta 2 yıllık Rus işgalinde bile Ruslar bu maden ocaklarını işletmişler. Son yıllarda ise Ciner Gurubu bu sahanın işletmesinin ihalesini alarak iş başlamış. Tüm yaptığı faaliyetler, çevreye, doğaya saygılı yani kanun, tüzük, şartnamelere harfiyen uygun olarak çalışmalarını sürdürürken bir anda fikir değiştirerek, “Çıkartılacak madenin rantabl olmadığı” iddiasıyla maden çıkartma işini sonlandırmış.

Geçtiğimiz yıllarda da terkedilen bu maden sahasının işletmesini başka bir firma talip olarak çalışmalarına başlamış.

Doğankent’ten çıkıp, Çatalağaç köyü sapağına sapmadan biraz ilerleyince, Gümüşhane-Giresun sınırı olan Derindere deresinin Harşit çayına döküldüğü noktaya geldik.

Gördüğümüz nokta çok ürkütücüydü. Bu nokta öncesi Harşit çayı temiz ve berrak akarken, Maden tarafından gelen Derindere deresinin yoğun çamuru Harşit çayına karışıyor. Çamur o kadar yoğun ki, Harşit’in denize döküldüğü 40km aşağıda Tirebolu’da denizi bile çamurlanış vaziyette.

Çatalağaç sapağından girerek Derindere Mahallesinde, maden konusunu sosyal medyaya taşıyıp gündem yaratan Soner Aydın’la buluşup iki araba halinde maden sahasını görmek için yola koyulduk.

Yol boyunca, maden işletmesine ve Karayollarına ait ağır tonajlı kamyon ve iş makineleri ile karşılaştık. Maden işletmesi faaliyete geçtiğinde malzeme taşıyacak yoğun kamyon trafiği geçişi için yol genişletme çalışmaları yapılıyormuş. Derindere Mahallesini geçtikten sonra, yani hiçbir yerleşimin olmadığı ormanlık alanlara vardığımızda gördüğümüz manzara tam bir çevre felaketinin yapılmış haliydi.

Maden cevherine varmak için açılan galerilerinden çıkartılan hafriyat, dere yataklarına dökülmüş, her taraf çamur içinde. Ağaçların az olduğu her açık alan kazı artıkları ile doldurulmuş.

Gidebildiğimiz en son nokta olan Maden sahasının alt kısmına ulaştığımızda, karşımıza devasa bir toprak yığını ile karşılaştık. Takribi 70 derecelik eğimli, sanki düz bir duvar gibi yüksekliği yaklaşık 100m olan dik bir vadiyi tamamen hafriyat ile doldurmuşlar. Doldurulan bu yerin altında kalan dereyi de tepeden bir boru içine alarak alt seviyeye taşımışlar, üzerini de tonlarca toprakla doldurmuşlar.

Biz bu çok ürkütücü manzarayı şaşkınlıkla izlerken, hafriyat kamyonları bu devasa toprak yığını tepesinde vadiye hafriyat boşaltmaya devam ediyorlardı.

Karadeniz’e kadar ulaşan çamurun kaynağını nihayet tespit etmiş olduk. Bu devasa toprak yığını, hemen dibindeki dereye karışarak yoğun bir çamur haline geliyor ve Derindere deresi ve sonrası Harşit Çayı ile bu toprak yığınından takribi 40 km sonra Karadeniz’e kadar ulaşıyor.

Sonuç olarak; dik bir yamaç üzerinde biriktirilen devasa miktarda yumuşak toprak döküntüsü, olabilecek yoğun bir yağmurda büyük bir hacimle vadiden aşağıya doğru sürüklenecek ve onarılması güç felaketlere sebep olacaktır. Şu anda bu devasa toprak yığınının yer değiştirmesini engelleyecek hiçbir fiziki güç ve önlem ortada yoktur. Maden sahipleri, kolay yoldan para kazanabilmesi için hiçbir tedbir, önlem almadan bilerek büyük bir çevre, doğa katliamı yapmakta, vadideki insan ve hayvan canına kast etmektedir. Devletin tüm kurumları, bu gibi işletmeci firmalarla yaptığı sözleşmelerde ve ruhsat şartlarında, kesinlikle doğa, çevre ve canlı varlığının korunması için ağır maddeler koymasına rağmen maden işletmecisinin bu gibi cesaretle maddi çıkarı için tüm bu sözleşme şartlarını görmemezliğe gelmesi çok düşündürücüdür.

Bu cesareti kimlerden almaktadır?

Konumuz madenciliğe karşı olduğumuz anlamı taşmasın! Madencilik bu ülkenin zenginliği demektir.

Amacımız maden çıkartılmasında, taşınmasında, işletilmesinde ve diğer tüm işlemlerde, dünya sağlık, çevre, doğa kriterlerine uyum sağlanması için herkesi duyarlı olmaya davet etmektir.

Giresun Valimizi ve ilgili resmi kurumları sorumlulukları dâhilinde çok geç kalmadan bu durumlara müdahale etmesini bekliyoruz.

*Çınar Çetinkaya Elk. Müh. Harşit Vadisi Platformu Başkanı

Not: Yolculuğa ait fotoğraflara  https://www.facebook.com/groups/3051283801792908/permalink/3151264175128203/ ulaşabilirsiniz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz. Anladım